22 yaşıma girdim artık. Bir sene daha kaybettik gençliğimizden. Bu üniversite yiyip bitirdi zaten bizi. Dört sene oldu hala bitmedi, hala da bir senemiz var. Neyse okuyacağız artık, ondan sonra da Allah kerim. Ne olacağız ne yapacağız kimse kesin birşey söyleyemiyor. Birşeyler söyleyebilenler vardır ama en azından ben söyleyemiyorum. Bugünlerde zaten kafam geleceğe çok takılmıştı ama rastgele mi desek ilahi tesadüf mü desek şöyle bir sözle karşılaştım;
Never let the demands of tomorrow interfere with the pleasures and excitement of today.Anlamı ise,
"Asla ve asla yarın yapılması gerekenleri düşünerek, içinde bulunduğun bugünün heyecanını ve zevkini kaybetme!"*1Daha fazla söze ne hacet. Meramımı anlatabildim sanırım bu cümle ile. Bu sıralar çok kafama takılıyordu bu tür şeyler. Az kalsın içinde bulunduğum erasmus nimetini yarıda kesiyordum hiç birşey uğruna. Gerçekten bir sebebi de yoktu geri gitmek istememin. Hatırlarsınız gelecekten falan bahsetmiştim, hatta ikinci dönem geri döneceğime karar verdiğimi duyurmuştum yazımda. Ama artık dönmeyeceğim, bunu tekrar tekrar söylüyorum. İnşallah dönmeyeceğim. Umarım bir delilik yapıp da dönmem. =) Sanırım beni birşeyler baya etkilemişti o sıralar. Belki de geri dönme isteğim bir kaçıştı ondan, neyse...
*1 çeviriyi kendim yaptım, anladığım şekilde. Eğer düzenlemek istediğiniz kısımlar var ise bu konuda yoruma açık insanımdır. Amaç, Türkçe olarak tam anlamı sunabilmek. =)


