Dönüm Noktası

Büyük bir dönemeç var önümde, gibi hissediyorum. Emin değilim ama var öyle birşey. O konuya girmeden önce, şu lanet olası öğrencilikten ne kadar bıktığımı da neden bıktığımı da anlatacağım.

Bağlılık

Öğrenciyseniz, bir yere başınız bağlı demektir. Diyebilirsiniz her şey senin elinde bırak git diye. Ancak sonunda yine büyük bir değişikliğe gitmiş oluyorsunuz. Maddi açıdan zaten öğrencilerin çoğu aileye bağlıdır. Almanız gereken kararlarda mutlaka aile düşünülmelidir. (düşünmememiz gerektiğini söylemiyorum.) Durum böyle olunca geleceğimiz konusunda tıkanıp kalıyoruz.

Kararlarımızı sağlam alamayız. Tanıdığımız, sevdiğimiz herkesi gelecek planlarımız içerisinde barındırmaya çalışırız. Ama herşeyin planlandığı gibi gitmediği herkes tarafından bilinen bir gerçek olduğu göz önüne alındığında, bu tür bir gelecek planının suya düşme oranını söylemekte zorlanacağımı sanmıyorum. Mutlu olamayız demek istemiyorum, sadece hayallerimiz farklı şekillerde karşımıza çıkıverir diyorum.

Bıkkınlık
Öğrencilikten gerçekten bıktım. Bir an önce bitirip bu öğrencilik hayatımı "-di"li geçmiş zamanlarla dillendirmeyi özlüyorum. Biliyorum öğrencilik zamanımı çok özleyeceğim ama, gönül bu. Kapılınca iki ortada sıkışıveriyor sonra da "big bang" oluşuveriyor insanın içerisinde; yeni bir başlangıç. İşte şu anda bu durumda olmaktan çok korkuyorum. İşte bu yüzden şu anda, öğrencilik hayatımı "ahh ahh" diye hatırlayanlardan olmak istiyorum. Biliyorum ki şu anki durumdan çok daha iyidir "ahh"lamak. Karar vermek gerçekten ölümle bile sonuçlabileceğine inanan insanlardanım.

Durum böyle olunca, ne taraf uçurum ne taraf kurtuluş bilemiyorsanız ne yapsanız yeridir.

Carpe Diem
Deniyorum, ama bir yere kadar. Sadece anlık mutluluk veriyor insana bu meret. Gerisi yok. Ne güzel değil mi?
- Haha, okulum çok iyi gidiyor, şu anda sağlığım yerinde neden mutlu olmayayım ki
- ohh odamdayım yine, param var karnım tok. Var mı benim gibisi
Üfffff.... bu mudur? Asla!

Oluruna Bırakmak?
Geleyim sıkıştığım konuya. Az çok anlatmaya çalıştım derdimi. Bazı kararları almakta işin içinde kendimiz olmasına rağmen almakta zorlanıyoruz. Bu gibi durumların kötü sonuçlar doğurmaması için yapılması gereken en iyi şey "oluruna bırakmak" mıdır acaba? Gelişmelere göre esnek olmak mıdır en iyisi? Böyle konuşunca içimde yeşillikler açıyor nedense. Doğrusu bu gibi geliyor ama tabi yardım lazım bana. Sizin izlediğiniz yol nasıl bir yol acaba? ya da ben ne yapmalıyım?

Size şunu söyliyeyim, şu anda eğer hiçbir karar almassam monoton bir hayata sahip olacağım garanti, ya da şöyle söyliyelim belli gibi. Yanında mutlaka mutluluklar olacaktır. Şu anda sıkıştığım nokta, sanırım mutluluğun peşinde koşmakla, bilmediğim beni ileride bekleyen hayat arası.

Son noktayı da koyayım, Sevdiğiniz kişi için taviz vermek ne kadar doğru?
Yoksa vazgeçip, normal hayata dönmek midir doğrusu?


Ayrıca ilginizi çekebilecek diğer yazılar: 
Harçsız Öğrenci Pasaportu Nasıl Alınır
Schengen Vizesi için İşveren Mektubu ve İzin Onayı
İnterrail Nasıl Yapılır ve Nasıl Planlanır
Ücretsiz Fon Müzikleri ve Ses Efektleri İndir
Asteğmen Nasıl Olunur ve Ne Yapmam Gerekir
Askerlik Tecili için Gerekli Belgeler
Sınavsız İkinci Üniversite Kaydı Nasıl Yapılır
İngilizce Öğretiminde Teknoloji ve İnteraktif Oyunlar

Diğer faydalı olabilecek Erasmus yazılarım:
İsveç'e Gitmeden Önce (1)
İsveç'te Bilinmesi Gerekenler (2)
İsveç'te Yemek Vakti (3)
İsveç Online Alışveriş Siteleri ve Faydalı Linkler
İsveç'te Erasmus İlk Anılar
İsveç ve Erasmus: Hatıralar Dolusu Koca Bir Yıl
Erasmusa Son Noktayı Koyduk
Erasmus'tan Sonra Hayatta Kalmanın Yolları
İnterrail Gezisi Nasıl Planlanır
* Erasmus Ülke Tercihi Nasıl Yapılır

5 yorum: Leave Your Comments

  1. Hayat ne kadar uzun ve ne kadar beklenmedik. Ne kadar kırılganız ve ne kadar kararsız. Büyük hedefler koymak, olmasını beklemek ve ulaşmak ne zor.

    İnsanların elindeki üç kuruş için nasıl yatırım yapacağını bilemezken, insana yatırım yapanların işi hele ne kadar zor. Senelerce beklemek ve "bir tavizle" kaybetmek...

    "Sen bir devsin, yükü ağırdır devin" diyor ya... Zor işte dev olmaya çalışmak...

    YanıtlaSil
  2. Bilal abi, yorumunuzu ve o zamanlar yazmış olduğum yazımı tekrar okudum onca uzun zamandan sonra. O zamanlar sıkışmış olduğum konunun çok daha zoru ile şu anda karşı karşıyayım ya da karşıkarşıyaydım diyeyim. Yazmış olduğum şeyler gerçekten şu anki bütün düşüncelerimi olduğu gibi ortaya sermiş.
    Ancak tek bir değişiklik olmuş düşüncelerimde. Artık daha bir bencil olmuşum gibi hissediyorum. Evvela kendi geleceğimi ön plana alıyorum şu sıralar. Herşeyi yerli yerine koyduktan sonra ve içinde bulunduğum durumu herkese uygun biçime getirdikten sonra bazı şeyleri yapmaya hakkım olduğuna inanıyorum. Bilmiyorum düşüncelerim gerçekten değişmiş mi ama değişikliği artık çok rahat hissetmeye başladım ya da şöyle mi desek: artık çocukluk geride kalıyor...

    YanıtlaSil
  3. çocukluk geride kalmıyor sadece saklanıyor. kendi odasına çekilip oyuncaklarıyla oynuyor taaki kapısını açıp onu serbest bırakana kadar.

    herkesin bir çocuğu vardır, en katı insan bile bir çocuk besler. eğer sokaktan geçen kamyonun arkasına tutunmak istiyosan seni durduran sadece kendindir. "ne derler? bana yakışır mı? bi gören olurmu?" bakın hiç birinde bi incinme korkusu yok. eğer çocuk olsaydın düşünceğin 2 şey olurdu ,"annem görürmü? şöför görürmü?" gene incinme korkusu yok .düşeceğini düşünmezdin bile.
    bana soruyorsunuz şimdi sen olsan o kamyona tutunur musun? elim boşsa ve üstümde düşecek bişey yoksa o kamyonu kimse benden kaçıramaz :D
    buna benzer yüzlerce örnek var.

    bağlılık konusuna gelince. evet maddi ve manevi bi bağlılık var fakat bunların hepsi senin mutluluğun için, sen ne şekilde mutlu olursan ol ailen her zaman arkanda olacaktır, belli tepkiler alırsın fakat bu tepkiler genelde senin ciddiyetini ölçmek içindir bana göre. şimdiye kadar çok tartıştım çok anlaşmazlık yaşadım. fakat hiçbir kararımda geri dönmedim. tamam hepsi olumlu sonuçlanmadı ama benim kararımdı ve yaptırımları banaydı. benim bi hatamın yaptırımını ailem çekecek olursa o zaman onları dinlerim.

    neyse çok yazdım vaktinizi aldıysam özür dilerim.

    YanıtlaSil
  4. Ailemizden belli tepkiler almamızı onların ciddiyetimizi ölçtüğüne bağlamanızı gerçekten çok sevdim. Hiçbir zaman bu şekilde düşünmemiştim ailemden almış olduğum tepkileri. Çok teşekkür ederim.

    Ayrıca bazı aldığımız kararlar ailemizi de etkiliyorsa o zaman onları dinlememiz gerektiğinden bahsetmişsiniz. Yine bir başka bakış açısı kazanmış oldum. Son olarak özür dileyecek hiç birşey yok. =). Estağfirullah demekten başka birşey düşmüyor bana... Gayet faydalı oldu. Teşekkürler.

    YanıtlaSil
  5. Veysel'cim... hislerini, dusygularini ve dusuncelerini sozcuklere dokerek, yalin,sade ve seni yanstitan anlatimin ile ne demek istedigini cok guzel okuyucuna nakladebilmissin.Tebrik ederim.
    Hayat akip gider, aslinda her sey akar ( pante rei). Sen bu akinti karsinda suratina sicrayan bir iki damla ile kendine gelirsin. Cehrene sicrayan bu birkac damla iz birakir teninde. Bu izler senin anilarindir. Hayatin bir dogru yolu yoktur, yanlis yolu da. Unutma ki, hak bildigin yolda yalnizsin ve hep yalniz kalacaksin. O yuzden icindeki senin ve potensiyellerinin degerini bil. Sen buyuk adamsin...

    YanıtlaSil

Tepkisiz kalmayın. Fikirleriniz birileri için değerli olabilir: