BLOG'DA EN YENİ?
...

haydar-colakoglu-yolo-uygulama

Ulaşımda En Pratik Yol O!  sloganı ile yola çıkan ve Uber’in karşılaştığı en güçlü rakip olan girişim YOLO için geri sayım başladı. Dünyada olduğu gibi ülkemizde de yoğun ilgi gören şehir içi, konfor ve kaliteyi birleştiren yolculuklar sağlayan platformlara bir yenisi daha ekleniyor. Kısa süre içinde hayatımızda farklı bir yer edinmeyi hedefleyen girişimin adı YOLO.

YOLO, şehir içinde lüks segment araçlar ile şehir içi VIP taşımacılık hizmeti veren ve sektöre çok iddialı girerek diğer rakiplerine nazaran çok farklı iş modeli ve kazanç vaat eden bir mobil uygulama. Dünyada Uber modeli olarak bilinen mobil uygulamanın Türkiye versiyonu olarak planlanmış olan YOLO, uzun süren Ar-Ge çalışmaları sonucunda ortaya çıkmış.

YOLO’yu dünyadaki benzerlerinden farklı kılan en önemli özellik TR’de hukuksal altyapısının sağlamlığı ve farklı kazanç modelleri. YOLO, hem kullanıcılara, hem de iş ortaklarına sağladığı yeni nesil bir iş modeli ile kısa sürede yola çıkıyor.

haydar-colakoglu

YOLO, TEB Holding ve Çolakoğlu Grup Yönetim Kurulu Üyesi Haydar ÇOLAKOĞLU başkanlığındaki güçlü yatırımcı ve yönetim kadrosu ile de dikkat çekiyor. Yönetim kademesindeki 12 kişilik tecrübeli ekibin, 1 yıl süren çalışmaları sonucu ortaya çıkardıkları YOLO, şehir hayatına yeni bir soluk getirmeyi planlıyor. 

haydar-colakoglu-teb-genel-mudur

Haydar Çolakoğlu teb genel müdür

haydar çolakoğlu kimdir

Ulaşımdaki zorlukları keyif ve konfor ile çok uygun koşullarda sunmayı hedefleyen ekip adına konuşan YOLO Yönetim Kurulu Başkanı Haydar ÇOLAKOĞLU şunları söyledi;

“Günümüzde temel ihtiyaçlarımızdan biri olan şehir içi konforlu seyahatin hızlı, güvenli ve ucuz olarak sağlanabilmesi başlangıç noktamızdı. Bununla birlikte, kayıt dışı kalan birçok seyahatin kayıt altına alınarak vergilendirilmesi, sektörde hukuksal altyapının sağlamlaştırılması yeni düzende yeni normallere alışan bizler için çok önemli. İşlerimize teknolojiyi en verimli şekilde entegre etmek hem kullanıcılarımıza hem de iş ortaklarımıza yüksek kazanç sağlayacaktır.

YOLO yüzde yüz yerli yapım bir uygulamadır. Amaçlarımızdan biriside bu iş modelini hızlı bir şekilde ülke dışında da kullanılan bir marka yapmaktır. YOLO’nun temel felsefesi bundan ibarettir. 

Kendi kurucularımızın sağladıkları desteklerin yanında, henüz başlangıç aşamasında iken Los Angeles merkezli bir yatırım şirketinden 16 milyon dolar değerleme ile bir kısım yatırım aldık. Kendileri ile yaptığımız çalışmalar sonucunda da “you only live once” baş harflerinden oluşan YOLO isminde karar kıldık. Bunun yanısıra Los Angeles, San Francisco, Londra ve Zürih merkezli yatırımcı grupları ile de görüşmelerimiz devam etmekte. Bu güç birliği platformu ile hem UBER gibi bir dünya devine rakip olacak, hem de Türkiye’den bir dünya markası çıkartabilmek için çalışacağız.

haydar-colakoglu-yolo-turkiye

Başlangıç gününde 300’ün üzerinde araç ile hizmet verecek olan YOLO ile kullanıcılar, tek tuş ile araç çağırabilecek, ulaşım ücretlerini kredi kartları ile ödeyebilecekler. Araçta unuttukları herhangi bir eşyanın güvende olduğunu bilecekler. Yıl sonu hedefimizde 1000’i aşkın araçla hizmet vermek var.

Bu uygulamaların yanısıra yolcularımızı çok özel kampanyalardan da faydalandıracağız. Farklılıklarımız, ilk günden bu ayrıcalıklar ile görülecek. Kasim ayında acilacak beta surumu ile İstanbul`un bazi seckin mekanlarinda yapilacak test surusleri ile hizmete baslayacak olan uygulama üzerinden özellikle tanıtım günlerimizde kayıt yaptıran yolcularımıza 15 Aralık - 4 Ocak tarihleri arasında ücretsiz ulaşım hakları, çeşitli promosyonlar sağlayacağız. Açılışa özel bu kampanya gibi birçok büyük kurumdan da kampanya desteği alan YOLO ile yolculuklarınızın standartları değişecek. YOLO’yu hepinize tavsiye ediyorum. YOLO dünyasına hoş geldiniz.”

GooglePlay ve AppStore dan indireceğiniz uygulama sayesinde YOLO dünyasında siz de yerinizi alın. Detaylı bilgi ve iletişim için www.yolo.com.tr adresinden YOLO’ ya ulaşabilir @yolo_turkiye Instagram adresinden de takip edebilirsiniz.

 

Bir boomads advertorial içeriğidir.

Öğrencilik çok değerli bir dönem ve bu dönemi en iyi değerlendirme yöntemlerinden birisi de kesinlikle yurtdışı deneyimi yaşamak. Peki doların ve euronun havalarda uçtuğu bu dönemde biraz zor olsa da bazı bedelleri keserek ve kenara üç beş koyarak interrail gibi ucuz gezme imkanları yok değil. Tabii ki bir gezi planı yaptıktan sonraki ilk iş pasaport almak. Öğrenci olarak da masraflardan ne kadar çok kısabilirseniz sizin için o kadar kârdır. Bu süreçte pasaport defter bedelini bankaya ödemek zorundayız. Cebimizden tek çıkan masraf bu. (Aralık 2016 itibari ile 87.5 TL) 
2016 yılı itibari ile 25 yaşını doldurmamış bütün öğrenciler için harçsız, ücretsiz pasaport alma hakkı bulunuyor. 

Pasaport geçerlilik süresi ise şöyle hesaplanıyor:
- 18 yaşın altında olanlar için maksimum 5 yıl süreyle
- eğer 18 yaş üstü iseniz 25 yaşını dolduracağınız tarihe kadar geçerlilik süresi oluyor.

HARÇSIZ PASAPORT ALMAK İÇİN NE LAZIM? Güncel Ocak 2017
  • Okuldan veya E-devletten alınmış Öğrenci Belgesi
  • 2 adet biometrik fotoğraf
  • Nüfus cüzdanı aslı (Üzerine sonradan pvc yapılanlar kabul edilmiyor)
  •  Şu linkten randevu alıyoruz.
  • randevu gün ve saatinde emniyete gider gitmez sıranız gelmeden önce parmak izi verme işlemlerini mutlaka tamamlayın. Sonrasında sıranız gelince işlemlerinizi parmak izimi verdim diyerek rahatça halledin. Ve son olarak pasaportumuzun kargo ile ev adresimize teslim edilmesini bekliyoruz.
Umarım bu bilgiler size yardımcı olmuştur. Eğer aklınıza takılan sorularınız olursa yorumlar kısmında mutlaka belirtin. Ayrıca şu yazılarım da ilginizi çekebilir:


İngilizce öğretmenliğinin global bir uğraş olduğunu düşünüyorum ve dünyaya açılan kapının bizler olduğu, her tür teknolojik ve eğitimsel yenilikleri bir İngilizce öğretmeni olarak çok yakından takip etmemiz gerektiği kanısındayım.

Sadece gelişen değil hızla değişen bir teknoloji devrinde yaşadığımız su götürmez bir gerçek. Yeni nesil bir diğer deyişle "Z" kuşağı gençler ile sağlıklı iletişim kurabilmemizin yollarından bir tanesi, onların hali hazırda içerisinde büyüdüğü bu teknolojik dönemde onlarla aynı dili konuşabilmek ve hatta "daha iyi"sini de yapabilmek. Kısaca demek istediğim şu:

Teknoloji bilgisi ve kullanımı açısından öğrencilerimizden daha fazlasını bilmemiz gerekiyor. 


Günümüzde sadece kendi alanımızda derin bilgiye sahip olmak tek başına artık yeterli değil. Çok yönlü olmanın yollarını aramak ve her gün yeni bilgilere aç olarak uyanmamız gerekiyor. En azından kendim için inancım bu yönde. Her ne kadar kendimi teknolojik açıdan fazlasıyla bilgi sahibi olarak görsem de sınıf içerisinde pratiğe dökme konusunda geride kaldığıma inanıyorum. Ancak, bugüne kadar kullandığım ve oldukça iyi dönütler aldığım aktiviteleri ve akıllı tahta oyunlarını yeni açmış olduğum English Language Teaching Tips & Notes isimli blogumda yayınlamaya başladım. Henüz açılmış olan blogumda ikinci yazımda kelime çalışması yapmak için çok faydalı olan Quizlet sitesini başka bir kaynaktan bulduğum bir oyun ile birleştirerek sınıf içi etkinliğe nasıl dönüştürdüğümü anlattım. İlk yazımı şu linkten okuyabilirsiniz.

ELT Notes and Tips Blogumda Neler Olacak

Sınıf içinde ve dışında kendi kullandığım:
  • interaktif oyunlar
  • internet tabanlı etkinlikler
  • teknolojik araçlar
  • yeni eğitim öğretim araçları
  • ve alanımla ilgili yenilikler
İngilizce öğretimi üzerine yeni açmış olduğum bu blogu Pinterest üzerinde de şu linkten takip edebilirsiniz. Bloglovin kullananlarınız var ise şu link ile takip etmeyi sakın unutmayın. Peki bu yeni blogum hakkında sizler ne düşünüyorsunuz? Tavsiyelerinizi de duymak isterim.
nasıl kayıt olunur

İkinci üniversite okumak gerçekten büyük bir fırsat. Gerekse farklı alanlarda çalışma imkanlarını arttırmak olsun gerekse kendi alanınızda daha fazla deneyim sahibi olmak için olsun kaçırılmaması gereken güzel bir imkan.

İKİNCİ ÜNİVERSİTE ŞARTLARI NELER
Peki ikinci üniversite okumak için şartlar neler ve ne yapmamız gerekiyor? Bunun için öyle sınavlar vs. gibi işlemlerle uğraşmanıza hiç gerek yok. Eğer bir üniversite öğrencisi iseniz veya mezun iseniz ikinci üniversite okumaya hak kazanmışsınız demektir! Hem de sadece iki yıllık ön lisans bölümleri değil açıköğretim fakültesindeki dört yıllık lisans programlarını da seçebiliyorsunuz.

Eğer hali hazırda önlisans öğrencisi iseniz veya mezunuysanız ikinci üniversite bölümlerinden sadece önlisans programlarını seçebiliyorsunuz.

ŞARTLAR:
  1. Yükseköğretim kurumlarının herhangi bir lisans bölüm/programından mezun olan veya okuyan öğrenciler okudukları veya mezun oldukları bölümlerden/programlardan aynı alanda olmamak üzere Anadolu Üniversitesi’nin açıköğretim sistemi ile öğretim yapan Açıköğretim, İktisat ve İşletme Fakültelerinin önlisans veya lisans programlarından herhangi birini tercih edebilirler.
  2. Yükseköğretim kurumlarının herhangi bir önlisans programından mezun olan veya okuyan öğrenciler okudukları veya mezun oldukları programlardan aynı alanda olmamak üzere Anadolu Üniversitesi’nin açıköğretim sistemi ile öğretim yapan Açıköğretim Fakültesi’nin önlisans programlarından herhangi birini tercih edebilirler.
  3. ÖSYM'nin Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzunda yer alan K.K.T.C.'deki üniversitelerde okuyan öğrenciler de başvurabilirler.
  4. Yabancı Uyruklu Öğrenci Giriş Sınavı ile Türkiye'deki üniversitelere yerleştirilen yabancı uyruklu öğrenciler de başvuruda bulunabilirler.
  5. Uyruğundan biri T.C. olup yurtdışı yükseköğretim kurumlarını bitirerek Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'ndan denklik belgesi alanlar başvurabilirler.
  6. Herhangi bir örgün yükseköğretim kurumundan kaydı silinenler ile herhangi bir örgün yükseköğretim programında kaydı bulunmayanlar başvuru yapamazlar.
  7. Yurt dışı yükseköğretim kurumlarında halen kayıtlı olup uyruğundan biri T.C. olan öğrenciler başvuru yapamazlar.
  8. Açıköğretim, İktisat ve İşletme Fakültelerinden mezun olanlar başvuru yapabilirler ancak, halen kayıtlı olanlar başvuru yapamazlar.
  9. Anadolu Üniversitesi Açıköğretim, İktisat ve İşletme Fakülteleri dışında başka bir üniversitede açık veya uzaktan eğitim sistemi ile öğrenim gören öğrenciler de aynı alanda olmamak üzere başvuru yapabilirler.
NASIL KAYIT OLUNUR - TARİHLER NELER?

İkinci üniversite kayıtları genellikler Eylül ayının başlarında olmaktadır. O yüzden her okul sezonu açılışında Anadolu Üniversitesinin açıklayacağı tarihleri takip etmeniz gerekiyor. Bu yıl 2016-2017 sezonu için başvuruların son günü 09 Eylül 2016 Cuma'dır.

YAPILMASI GEREKENLER

  1. Kayıt işlemlerinizi başlatmak için hemen şu linkten işe başlayın: https://aof.anadolu.edu.tr/kayit/ 
  2. Kayıt yaptıktan sonra sistem üzerinden belgelerinizin çıktısını almayı unutmayın.
  3. Kayıt işlemlerinden sonra bankaya ikinci üniversite ücretini yatırın 
  4. Sonrasında yine başvuru tarihi bitmeden mutlaka AÖF bürosuna gidip kaydınızı tamamlamanız gerekiyor. İşin en zor kısmı da bu gerçekten. Mutlaka erken gitmeye çalışın çünkü çok uzun bir sıra sizleri bekliyor olacak. Sağolsun babamı sabah sıraya göndermiştim ben işten çıktığımda saat dört gibi anca sıra bize gelmişti malesef. İnşallah yeni bir sistemle bu işlemleri hızlandırmışlardır.
İKİNCİ ÜNİVERSİTEDE HANGİ BÖLÜMLERİ SINAVSIZ SEÇEBİLİRSİNİZ

Açıköğretim Fakültesi Önlisans Programları
Adalet
Aşçılık
Bankacılık ve Sigortacılık
Büro Yönetimi ve Yönetici Asistanlığı **
Çağrı Merkezi Hizmetleri
Dış Ticaret
Emlak ve Emlak Yönetimi
Ev İdaresi
Fotoğrafçılık ve Kameramanlık
Halkla İlişkiler ve Tanıtım
İlahiyat
İnsan Kaynakları Yönetimi
İşletme Yönetimi
Kültürel Miras ve Turizm
Lojistik
Marka İletişimi
Medya ve İletişim
Menkul Kıymetler ve Sermaye Piyasası
Muhasebe ve Vergi Uygulamaları
Perakende Satış ve Mağaza Yönetimi
Radyo ve Televizyon Programcılığı
Sağlık Kurumları İşletmeciliği
Sosyal Hizmetler
Spor Yönetimi
Tarım
Tıbbi Dokümantasyon ve Sekreterlik **
Turizm ve Otel İşletmeciliği *
Turizm ve Seyahat Hizmetleri *
Yaşlı Bakımı
Yerel Yönetimler
Web Tasarımı ve Kodlama

Açıköğretim Fakültesi Lisans Programları
Felsefe
Halkla İlişkiler ve Reklamcılık
Sağlık Yönetimi
Sosyoloji
Tarih
Türk Dili ve Edebiyatı
Yönetim Bilişim Sistemleri

İktisat Fakültesi Lisans Programları
Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri
İktisat
Kamu Yönetimi
Maliye
Uluslararası İlişkiler

İşletme Fakültesi Lisans Programları
İşletme
Konaklama İşletmeciliği ***
Uluslararasi Ticaret ve Lojistik Yönetimi

Uzun yıllardır mouse sıkıntısı çektiğimi yakın arkadaşlarım bilir. Bu kötü şansıma Logitech g700s ile son vermiş gibiydim son iki yıldır. Tabii 2 yıl sonrasında mouse bozulması biraz normal gibi mi bilemiyorum ama benim şanssızlığım da olabilir.

Ancak uzun araştırmalarım sonucu aldığım SteelSeries Rival 300 mouse ile şansımı denemek istedim. Kutu açılımı ve ilk izlenim videosunu izleyerek CS:GO vb. FPS oyunları için size uygun bir mouse olup olmadığını görebilirsiniz. Bence CS:GO tarzı oyunlar için en iyi mouse'lardan bir tanesi bu mouse:

SORUN:
Bilgisayarımda herhangi bir dosya üzeride sağ tıklayınca explorer.exe beklenmedik şekilde kapanıyor veya yanıt vermiyordu. Bir kaç ay önce yine karşılaşmış olduğum bu sorun bugün tekrar nüksedince bir çözüm yazmak istedim.

ÇÖZÜM:



1- Öncelikle ShellExView programını şu linkten indiyoruz. Minnacık olan bu program sayesinde sağ tık yapınca aktif olan menü öğelerini rahatlıkla görebileceğiz ve istediğimizi deaktive edebileceğiz. Bizim sorunumuz kaynağı zaten büyük ihtimal ile bu sağ tık menüsündeki bir programın ayarsızlığı. Yukarıdaki videoda detaylı olarak ne yapılacağını anlattım. Kolay gelsin.
Bünyesinde çalışmakta olduğum Özel Birikim Koleji'nin ulusal düzeyde düzenlediği bu yılın Kısa Film yarışması kazananları belli oldu. Bu yıl yarışmaya öğrencilerimle birlikte iki film çekerek katılım gösterdik ve beklentimiz her zamanki gibi yine yüksekti tabii.

Bu yıl birinciliği alamamış olsak da yarışmaya damga vurduğumuz kesin. Beşinci sınıf öğrencilerimden Muhammet Hanefi İleri ile birlikte yapmış olduğumuz ve Sudib Sontoran hocamızın güzel seslendirmesi ile filmimiz yarışmada ikinciliği elde etti. Filmin konusunu soyut tuttuk ve bana göre biraz festival filmlerine benziyordu. Bu tabii ki kötü bir şey değildi ama kumar gibiydi. Ya hiç beğenilmeyecek ya da gerçekten güzel bir derece alacağına inanıyordum. Film için yine blogumda yazısı bulunan royalty free müziklerden kullandım ve her yönden sorunsuz bir film ortaya çıkarmış olduk.


Filmin konusun kısaca şöyle:
Düşünceler Treni
Bir çocuk düşüncelere boğulmuştur. Kafasında her şeyi takıntı yapmaktadır. Ama aynı zamanda kendince çözümler de üretmektedir. Kendi geleceğini kendi geçmişi hakkında konuşurken hayal eder ve kendisine gelecekteki kendisinden doğru tavsiyeler vermeye kalkışır.

Diğer filmimiz de herkesin beğeneceği türden değildi. Dini bir konudan yola çıkmıştık. Yine bir bilinmezlik söz konusuydu. İşin aslı normal şartlar altında bu tür filmler inançla ilgili olunca beğenilmesi de ona göre değişkenlik gösteriyor. Öğrencimiz Ömer Osman Oğultürk'ün birebir yaşadığı bir olayı konu aldığımız bu film birçoğu insanı etkileyecek şekilde. Ama yine söylemek isterim ki, beğenilmesi izleyenlerin yaşam tarzlarına göre farklılık göstereceği kesin. Sanırım bu sebepledir ki filmimiz Özel Jüri ödülü ile görmezden gelinmedi ancak derecelik bir başarı gösterememiş oldu. Bu ödülde emeği geçen öğrencilerimden Ömer, Harun Kaşıkçı, Ahmet Çetinkaya, Erkam Günel, Emre Berat Selvi ve Emre Şahin'e önümüzdeki yıllarda başarılarının devamını diliyorum.

YETERLİ Mİ?
Bir çocuk arkadaşlarıyla basketbol oynuyordur ve ezan sesini duyar. O anda oyunu bırakır ve namaz için arkadaşlarını uyarır ama onlar hemen gelmek istemezler. Çocuk namaz kılmaya çıkar ve sünnete başlar. Arkadaşları o sırada içeri girer ve hızlıca sadece farzı kılıp çıkarlar. Namazını tadili erkana uyarak kılan çocuk bir süre sonra aşağı iner ve arkadaşlarını bu şekilde hızlıca namaz kılmanın doğru olmadığını anlatır.




TEKNİK DETAYLAR
Filmler ile ilgili bazı detaylar da paylaşmak istiyorum. Filmlerimizi tamamen iPhone 5 ile çektik. Yalnız görüntü kalitesini maksimuma çıkarmak adına bazı uygulamalardan faydalandık. iPhone ile çekimlerimizi yapmak için FiLMiC Pro uygulamasını kullandık ki bu uygulama iPhone için profesyonel video çekimleri için birçok ödüle sahip ücretli bir uygulama. Üç sene önce kazanmış olduğumuz ödülleri de bu uygulama ile çektiğimiz filmler ile kazanmıştık ve yine iPhone 5 ile çekimlerimizi tamamlamıştık. Bu yıl daha önceki yıllardan farklı olarak tripod kullanımına özen gösterdik ve kamera sallantılarını minimuma indirmeye çalıştık. Nitekim kamera sallantısının olmaması filmlere gerçekten profesyonel bir dokunuş kattığı sizlerin de farkında olduğu bir gerçek. Buna ek olarak seslendirme olayına bu filmler ile biraz daha fazla önem verdik. Teknik imkanlarımızın yeterliliği kısıtlı olduğundan dolayı yine dublaj yapamadık. Ancak editleme sırasında arka plan sesleri hakkında edindiğimiz birkaç ipucundan faydalanarak daha net konuşma sesleri elde etmiş olduk.

Her yıl yeni şeyler öğrenerek film yapımı konusunda mükemmel bir amatörlüğe imza atıyoruz. Ama öğrencilerimle gerçekten güzel işler çıkarmış olmak insana sınırsız mutluluk veriyor. Bir sonraki yarışmalardan da ümidim o ki daha güzel işler çıkaracaklar.

Sizlerin yorumlarını da duymak ve eleştirilerinizi almak isteriz. Yorum yapmaktan lütfen çekinmeyin.



Hunharca ağladım. Hunharca ağlıyorum. Tek kelimeyle gerçekten "hunharca". Sevdiceğim ile yaşayacağım bir koca ömrü bana hayal ettirdi bu video. Bu kadar yoğun bir duygu yaşayabileceğimi hayal bile edemezdim. İlerleyen yaşlarda anlatacak çok hikayelerimiz olacak diyorlar. Pek çoğunu da unutacağız diyorlar doğal olarak da.

İzleyin önce. Duyguyu yakalayın. Duygulanın. Özgür olun. Ağlayın. Tutmayın. Yoğun duygularınızı burada uzun uzun benimle de paylaşın. Ama önce izleyin. Ne dediğimi anlayacaksınız.
 
Windows 10'a geçtiğimden bu yana iPhone'u bilgisayara bağladığımda bir sorunlar olduğunu hissediyordum. Nitekim iTunes'u açtığımda hislerimin doğru olduğunu anladım ve bir baktım ki iTunes'ta iPhone'umu göremiyorum. Hemen araştırmalar yapmaya başladım ve youtube üzerinde bir çözüme ulaştım.

Sıkıntının kaynağı windows 10'daki otomatik driver yükleme özelliği. Siz henüz iTunes kurmadan windows kendi driverını iPhone'unuza eşleştiriyor ve iTunes için gerekli olan iPhone driverı da kurulmamış oluyor. Güncelle dediğimizde ise yine güncelleme yapmıyor nedense. Tek çare ise manüel driver yükleme olayı.

Windows 10'a geçişlerin hızlanması yazılım ve donanım dağıtıcıları açısından koşuşturmacalarla geçen bir süreci doğurdu. Uyumluluk sorunları, driver sorunları vs. derken her geçen gün artık güzel haberler gelmeye devam ediyor. Dağıtıcılar çözüm geliştiremese bile kullanıcılar artık alternatif çözümler ile birbirlerine yardımcı oluyorlar.

Monster Tulpar T5 serisi kullanan birisi olarak bendeki sorunlardan bir tanesi Sound Blaster Cinema yazılımının çalışmıyor oluşuydu. Ancak basit bir .config dosyası silme işlemi ile bu sorundan da kurtulmuş olduk. Şöyle ki:

ÇÖZÜM
Program Files içerisinde Creative klasörüne giriyoruz ve orada Sound Blaster Cinema klasörünün içerisindeki "SBCinema.exe.config" isimli dosyayı siliyoruz. Tek yapmamız gereken bu ve artık Sound Blaster Cinema yazılımınız çalışıyor. Yardımı olması dileğiyle. Sizlerin de ekleyecekleri varsa yorum yapmaktan çekinmeyin.
C:\Program Files (x86)\Creative\Sound Blaster Cinema\Sound Blaster Cinema\SBCinema.exe.config
Bugün sabah, şüpheyle yaklaştığım geçiş sürecini tamamladım. Sancılı olacağını düşünüyordum ama çok kolay bir şekilde geçiş yaptım. Birçoğunun tavsiye ettiği gibi sıfırdan kurulum yapmadım ve karşıyım da. Orjinal windows 8.1 kullanıyordum ve windows 10 için rezerve yaptırmıştım.

Ancak şöyle bir sorun vardı. Windows 10 yayınlandıktan sonra rezerve bildirimi görünmemeye başladı. Beklemek istemedim ve kendim kurmak istedim. Bunun içinde şu adımları izledim.

Microsoft'un kendi sitesi üzerinden Media Creation Tool indirerek yükseltme işlemimi yapmaya karar verdim. Birçoğunun windows update yükseltme yaparken sorunlar yaşadığını ve sıfırdan kurulum yapanların da windowsları aktifleştiremediklerini biliyordum. 

Media Creation Tool indirdikten sonra açtığınızda karşınıza bu şekilde bu uyarı geliyor. Ben Bu bilgisayarı şimdi yükselt olarak işaretledim ve kuruluma başladım. ISO indirmeye bence kesinlikle gerek yok. USB vs. DVD gibi şeylerle uğraşmadan bilgisayarınız windows 10'u bırakın kendisi yükseltsin.

İlla temiz kurulum istiyorsanız yine yükseltme yapın ve daha sonra ayarlardan bilgisayarı sıfırla diyerek temiz bir windows kurulumuz olsun.

Benim sizlere tavsiyem media creation tool ile bilgisayarınızı yükselt seçeneğini seçmeniz. Hem daha pratik ve benim gözlemime göre daha hızlı bir geçiş süresine sahip.
Bu yazıyı sadece dil bilim derslerimden aklımda kalanlar ile okumakta* olduğum kitaptaki bilgilerin harmanlaması ile hazırladım. Herhangi bir siyasi hareketi hedef almıyorum. Bütün siyasi hareketleri hedef alıyorum. Siyasetin aracı dil olduğu için bu yazı tüm kesimlere:

Siyaset ve politika denilince aklıma ilk gelen şey bu işin yalan dolan ve kandırmacalarla dolu olduğu. Kim olursa olsun, bu kişi isterse gelecekte ben olayım, siyaset hayatına adımını attığı an 'dil'in yuvarlak tarafını keşfetmek, kullanmak ve bazı zamanlarda ona sarılmak zorunda. Bu zorundalık hissiyatı belki de Dünya'nın bu denli karmaşa içerisinde olmasının yegane sebebi. Alıştık artık bir siyasetçinin 'ben aslında öyle demek istemedim' açıklamalarını duymaya. Ve bu klişeleşmiş cümle tüm Dünya'da siyasiler tarafından kullanılıyor. Siyaset, yapısı gereği zaten kaygan bir zemine sahip. Bu nedenle siyasiler de esnek bir yapıya bürünüyor, bunu da dilin muazzam yuvarlak yapısına sarılıp kendi seçmenleri tarafından yanlış anlaşılmamak üzerine kurgulayarak başarıyorlar. Şöyle bir söz var John Lydgate'e ait:

"You can't please all the people all the time, but sometimes you can manage to please no one."
(her zaman herkesi memnun edemezsiniz ama bazen hiç kimseyi memnun etmeme başarısını gösterebilirsiniz.)

Sanırım bütün siyasetçiler ve devlet adamlar hiç kimseyi memnun etmemek (edememek) yerine, herkesi her zaman memnun etmeye çalışmakla uğraşmıyor ve sadece bir kesimi memnun etmeyi tercih ediyor. Ötekileştirmekten de güç alıyor. Çünkü siyaset bunu gerektiriyor. Siyasette herkesi aynı anda kucaklamak diye bir durumun söz konusu olmadığı ise çok net ortaya çıkıyor.

Bir de bu söze benzer Abraham Lincoln şunu söylemiş:

"You can fool all the people some of the time, and some of the people all the time, but you cannot fool all the people all the time."
(bazen herkesi, bazılarını da her seferinde kandırabilirsiniz; ama bütün herkesi aynı anda kandıramazsınız.)
Yine Lydgate'e benzer bu söze göre de sanırım aynı anda herkesi kandırmaya çalışmak değil sadece bazılarını kandırmak siyasetçilerin işlerine geliyor.

Aşağıda sizlere siyaset dilinin en temel özellikleri hakkında bir kaç madde paylaşacağım. Bu özelliklere kısaca 'siyasetin yuvarlak dili'* diyelim:
1- Teksaslı keskin nişancı safsatası
2- Nefrete dayalı argüman
3- Sahte ikilem safsatası
"ya bizim yanımızdasınız ya da teröristlerin." - George W. Bush 2001
Bu söz bir yerlerden tanıdık geliyor değil mi?
ve bu liste uzayıp gidiyor. Bu kitabı* okumanızı tavsiye ederim.

*Aristoteles ile bir karıncayiyen Washington'a gider... isimli kitaptan alıntıdır. Bu kitabı okuyun okutturun. 
Birini maskenin ardına koyarsanız gerçek benliğini ortaya koyar. 
Gerçek benlik, gerçek kimlik... Nedir bu? Bizi tanımlayan, sınırlandıran, anlamlandıran güç nereden geliyor ve o iç güdüyü ne engelliyor? Freud bunları tanımlarken ID, ego, süper ego olarak tanımlamış. Ona göre ID kişinin gerçek benliği. Bana göre ise İslâm dininde geçen nefsin ta kendisi. Ruh ise ego. Egomuz hayvani içgüdüler ile hareket eden nefsimizi dizginleme gayretinde. Bunları yaparken süper ego ise her ikisini toplumdan, aileden, dinden öğrenilen ahlaki sebeplerle dizginleme peşinde. 
Eğer ki süper ego güçsüz, alınan ahlaki eğitim zayıf ise meydan ID ile egoya kalıyor. Bir de maske takarsa insan, egoyu da saf dışı bırakmış olur. Artık sınır yoktur o kimse için. Meydan ID e kalmıştır. En saf haliyle benliğe yani. 
Yine klasik bir söz geliyor en son. Eğitim şart. Ama hangi eğitim? Okuldaki mi? Dini mi? Yoksa toplumsal mı? Yahut aile içi mi? Ben bilsem sormazdım. Dünyayı da kurtarma çabası içinde değilim.
Bir yıl önce bugün. Girdin hayatıma bir anda. Hiç bir şeyin anlamı yokken, benim için anlam yükledin aldığım her nefese. Dünyam boşa dönüyormuş öncesinde meğerse. Hayat bir kişi için gerçekten çok fazlası imiş. Hep eksik kalmışım sensiz. İyi ki tanıdım seni. İyi ki sen de tanıdın beni. Sonsuzluk seninle bambaşka bir sonsuz olacak sevgilim.

Seni görür görmez düğümlenmiştim ben. Kördüğüm ile hem de. Seni sonsuzca seveceğimi haykırıyordu o gözler, daha ilk günler... Aynı cevabı senin gözlerinden de almıştım ben. Çok sevdiğimsin, hep seveceğimsin...

Ayak sesi yoktu: Uyumuştu bütün o nefretlik dünya
Senden ve benden başka.
Ah Gökler Ah, Tanrım!
Nasıl da çarpıyor yüreğim bir araya getirirken bu iki sözü.
Senden ve benden başka. 
Durdum - Baktım...
Ve bir anda her şey gözden kayboldu.
Senden ve benden başka.*

*Edgar Allan Poe'nun 1848 tarihli 'to Helen' şiirinden
Yanlış duymadınız. Türkiye Diyanet Vakfı "İyilik Ödülleri". Bu "İyilik Ödülleri" üzerine üst üste tırnak açıyorum ki bu isimde, bu etkinlikte bir gariplik olduğu belli olsun. Bir iyiliği içten yapan bir insanı ismiyle cismiyle bu kişi şunları yaptı diyerek alkışlara boğmak için böyle bir etkinlik yapmak ve yaptırmak Diyanet Vakfına çok yakışmış gerçekten.

Buradan onlara bravo diyor; bu güzel, dini, ilahi ve dolu dolu sevap dağıttıkları bu etkinlikten ötürü de onlara hidayet nasip olmasını diliyorum.

İlgili etkinlik şeysine buradan göz atıp kaçabilirsiniz.
Migros Ailesi olarak çok iyi biliyoruz ki, bir yere kadın eli değdi mi orada imkansız diye bir şey yoktur. Bizler de 9.000 kadın çalışanımızla, Türkiye’nin en çok kadın çalışanına sahip şirketlerinden biri olarak, içimizde fark yaratan 5 kadın çalışanımızı seçtik ve yanımıza da Türkiye’de fark yaratmış 5 öncü kadın rol modelini aldık. Her biri alanlarında fark yaratmış ve yeniliklere imza atmış Mucize Kadınlarımızın hikayelerini, Türkiye’de fark yaratmış yazarımız Ayşe Arman’ın kaleminden paylaşarak, siz değerli müşterilerimize sunuyoruz.
8 Mart’tan itibaren, #KadinEliDeğince hikayeleri ile Ayşe Arman’ın röportajlarını okumak için tüm Migros mağazalarımızdan “Mucize Kadınlar” dergimizi ücretsiz alabilir veya online olarak dergimize http://www.migros.com.tr/dunya_kadinlar_gunu sayfamızdan ulaşabilirsiniz.
Paylaşmak ve fark yaratmak hepimize iyi gelecek! Fark yaratan hikayelerinizi, hep birlikte paylaşmak için #KadinEliDeğince hashtagi ile tweetlerinizi bekliyoruz.

8 Mart Dünya Kadınlar Günü’müz kutlu ve mutlu olsun!
https://twitter.com/Migros_Turkiye

Bir boomads advertorial içeriğidir.