BLOG'DA EN YENİ?
...

Apathetic : Veysel Keleş

çok eskilerden bu çook**
Sene 2001 Liseye başladık birlikte. Şimdi sene 2011 tam 10 yıl geçti yani. Hızlı çok hızlı oldu herşey! Ölüm anı gelse bir iki saniye olarak gececek gözlerimin önünden bu on yıl sanırım. Şimdi Diyarbakır İbn-i Sina Teknik ve Endüstri Lisesinde İngilizce öğretmeniyim. Meslekteki 3. Eğitim-Öğretim yılıma başladım. Bu sene senin meslekteki ilk yılın. Aramıza hoşgeldin dostum. Sana küçük bir yazı yazmak istedim. Bakalım kaçta kaçı sen kaçta kaçı benim bildiğim sen :)
Dile Kolay 10 yıl gecti seni tanıyalı. Güzel, gülen; kötü, ağlayan günlerimiz oldu. Geldi ve geçti zaman. Şarkılar haklıysa eğer biz büyüdük ve kirlendi dünya; biz de beraberinde belki. İnsanlar girdi hayatlarımıza insanlar gitti hayatlarımızdan. İyi ki kalanlardan oldun sen! Bambaşka yollara girdik ama hep bildik nerdeyiz, kiminleyiz. O zamanlarki kendime bakıyorum da; çelimsiz kara kuru konuşkan bir kız! Sıra arkadaşındım senin. Sen ise uykucu, hayalperest Veysel! Sıra arkadasımdın benim. Çok okurdun sen, çok hayallerin vardı; ama bir ayağın gökteyken diğeri hep sapasağlam basıyordu yere. Güçlü ama hassas arkadaşım benim. Hayat sana saflıgı, temizliği, zekayı, sadakati, hoşsohbeti verirken almış çok önemli bir şeyi! Duygular! Aslında varlar biliyorum biryerlerinde ama nerede nasıl saklıyorsun onları God knows! Seni tanımlayacak bir söz bulmak zor; ketum ıı degil, duygusuz hımm hiç degil sanırım apathetic sıfatı güzel tanımlıyor seni.
Zaman geçiyor, etrafımız kalabalıklaştıkça daha da yalnızlaşıyoruz sanki. Yalnızlaşmamak, uzaklaşmamak, soyutlanmamak için dostlara, sevgililere, arkadaşlara ihtiyacımız var! Bunlara sahip olmak için de duyguya :)) Ya da sahip oldugumuz duyguları çabaya dönüştürüp göstermeye. Boşvermemeye kısacası kimseyi! Sanırım en çok kullandıgın kelimeyi "Boşver" i boşvermen gerek artık dostum.

Yalnızlık getiriyor boşvermek.

Seni Özlüyorum dostum!

*apathetic: duygusuz, soğuk, cansız
** evet evet öyle (edit: ben)