Diyet Üzerine İlginç Bir Komplo Teorisi

Komplo teorileri; "Türkiye halkının yaşam biçimlerinin bir parçası*" olarak bildiğimiz, doğruluğundan kesinlikle emin olamayacağımız ama bir nebze de olsa mantıklı gelen hikayelerdir, bildiğiniz üzere. Bugün bir mail aldım yine bir tür komplo teorisi kategorisine giren. Her şekilde bir komplo teorisi duymuştum da böylesini ilk defa gördüm. Bu sefer ki "diyet" hakkında bir teori. Diyetin yabancı güçler tarafından Türk milletinin önüne getirildiği ve bu şekilde bizleri daha güçsüzleştirmeyi amaçladığı iddia ediliyor. Okurken gerçekten çok güldüm. Hakkında pek fazla yorum yapmak istemiyorum buyrun okuyun sizler de biraz gülün ya da oturup doğru olabilir ya da kesinlikle doğru değildir diye tartışadurun ya da düşünedurun. =) :
Diyet, perhiz, rejim gibi faaliyetler hedefte Türk delikanlılarının ve genelde de Türk milletinin devamını engellemek için dış mihraklar tarafından gündeme getirlmiş şuurlu bir düzmecedir. Gaye, eskiden bir koyunu, bir oturuşta götüren dev gibi babayiğit atalarımızı ve tarlada doğum yaptıktan sonra bebeğini kundaklayıp, elde orak tarlada çalışmaya devam eden Türk kadınlarını; kalori hesaplayan, hapşırınca yatağa giren, fitness ve aerobik yapan çıtkırıldım tiplere dönüştürmek ve büyük Türk ırkını Çinliler, Japonlar gibi sıska, zayıf ve sağlıksız bir ırk haline getirmektir.
İcabı halinde 240 kiloluk top mermisini tek başına namluya süren bir babayiğidin, kalori hesaplayan, yoğurtlu kebabı reddeden bir züppe haline getirilmesinden daha büyük bir soykırım olabilir mi?
İç yağının, kuyruk yağlarının, anamızın Vita yağının kolestrol yaptığı palavradır...
Kolestrol, kebapları yedikten sonra yarım bardak soda içerek ayarlanabilecek bir gaz durumudur.
Sakın bu oyuna düşmeyin.
Feminizm, kadın hakları, çevre şuuru ve eşitlik adı altında Türk kızlarının akılları çelinerek, yemek yapmayı bilmeyen, bizim istikbalimiz olan yavrularımızı, abuk subuk yiyeceklerle yetiştirecek, damak zevki gelişmemiş, sunta kılıklı diyet bisküvilerini yiyecek sanan bir hale getirmişlerdir.
Ayrıca kör olası dış mihraklar, bu kızlarımıza kebap, soğan, çiğ köfte vb. Lezzetleri yiyen, bardak bardak şalgam suyu içen yiğitlerimize hanzo-kıro gibi sıfatlar takmayı öğretmişlerdir.
Ayrıca son yıllarda moda gibi gösterilmeye çalışılan Çin mutfağı diye birşey yoktur. Bu sözde mutfak, acaip zerzevat ile acaip mahlukatın, wog adı verilen bir tencerede yarı pişmiş yarı çiğ olarak hazırlanıp insanlara eziyet olsun diye sopalarla yenmesinden ibaret bir hokkabazlıktır.Aldanmayın kanmayın, yemeyin. Helal değildir...!!!
Unutmayın su uyur, düşman UYUMAZ...!!!

0 kişi daha paraladı:

Yorum Gönder

Tepkisiz kalmayın. Fikirleriniz birileri için değerli olabilir: