BLOG'DA EN YENİ?
...

Amatörüz Sonuna Kadar

Fotoğraf çekmeye mi yoksa fotoğraf makinalarına mı merakım vardı her zaman benim, yoksa elektronik aletlere düşkünlük müydü demeliyim buna? Evet, sanırım elektronik aletlere yani teknolojiye merakımdan kaynaklanmıştı ilk fotoğraf makinemi satın almam.Takvimler Ocak 2005'i gösteriyordu ilk fotoğraf makinemi elime aldığımda. Makinem fotoğrafçılık için hiç de iyi bir model değildi ancak anlık fotoğraflar için zamanın en küçük fotoğraf makinelerinden olması itibari ile gerçekten mükemmel bir kolaylık sağlıyordu. Uzun uzun düşündükten sonra fotoğraf makinemin adını hatırlayabildim, Brica DigiArt 520. Boyutu 79.5 x 40 x 27.5 mm ve 90 gramlık bir ağırlığa sahipti.
"Yeter be" derlerdi! 
Fotoğraf makinemi çok sevmiştim. Heryerde zırt pırt fotoğraflar çekip duruyordum, sınıfta, evde, dershanede, sokakta, yemekte, ders sırasında vs. vs. Ta ki herkes "yeter be!" diyene kadar ve diğerlerinin bakışlarından "görmemişin kamerası olmuş..." dediklerini sezinleyene kadar. Etrafımdaki çoğu kişi bana böyle bakıyordu. Ben ise gerçekten anlam veremiyordum, fotoğraf çekmenin nesi kötü olabilirdi ki? Şu anda eski fotoğraflara bir bakayım dedim, iyi ki çekmişim dedim ve yine de keşke çook daha fazla çekseydim diyorum. Şimdi elimde bulunan fotoğrafları o zamanlar bana bu malum 'bakış'ı atanlara göstersem "iyi ki çekmişsin valla. Ay inanmıyorum şu halimize bak" diyeceklerine adım gibi eminim. O zamanlar lise son sınıftaydım hatırlatmak gerekirse ve o sene ÖSS'yi başarıyla geçerek dil bölümünden KTü ide bölümünü kazandım. Fotoğraf çekmeye olan merakım fotoğrafçılığa doğru kayması da zaten üniversitede başladı.

Tek Manyak Ben Değilmişim
Lisede "manyak" diye çok ithaf edilmiştim, tabii ki "foto manyağı" diye. Artık üniversiteliydim, ilk senemdi ve çömezdim. Ne kulüplerden haberim vardı ne de aktivitelerden. İlk senem öylece boşa geçti fotoğraf açısından (tiyatro üzerine baya birşeyler yapmıştım). İkinci senemde artık klüplerden haberdardım ve KTUFOT denen bir topluluğun ismini duymuştum. Fotoğraf eğitimi veriyorlarmış, gezilere gidiyorlar deliler gibi fotoğraflar çekiyorlarmış aynı ben nasıl manyak manyak habire fotoğraf çekiyorsam. Allah dedim bir an. Düşünsenize size kimsenin "deli midir nedir otu boku çekiyor" demediği bir topluluğun içerisinde olduğunuzu. Tam bana göre bir yerdi orası ve gerçekten güzel fotoğraflar da çekebilirdim onlar sayesinde. Ancak tek eksik bir şey vardı bende o zamanlar, manuel ayar özelliğine sahip bir fotoğraf makinesi. Eğitimlerin başladığı ilk hafta gidip 340 liraya Canon Powershot a530 aldım o zamanlar. Çok borca girmiştim ama değmişti.

Amatörüz Sonuna Kadar
Artık öyle böyle fotoğraf çekebilmeye başlamıştım. Fotoğraf makinesinden istediğimi alamıyordum artık. Yine bir maceraya girerek bu sefer Fujifilm s6500 aldım 550 liraya. Maceradan kastım borç batağı. Bizler bu işi amatör ruhuyla yaptığımız için, maddi bir kaygı yok. Dolayısıyla eğer fotoğrafı hobi olarak çekiyorsan zaten amatör fotoğrafçılıktır o. Ne kadar iyi olursan ol bu birşeyi değiştirmez. Hakkı Ceylan ne güzel demiş bir yazısında;
Öncelikle amatör fotoğrafçı kimdir diye soran olursa kısaca şu cevabı veririz; Fotoğrafı seven, boş vaktini fotoğraf çekerek değerlendiren. Mümkün mertebe gezilere, sergilere vb. etkinliklere gitmeye çalışan, fotoğraftan para kazanmak bir yana fotoğraf için para harcayan kişilere amatör fotoğrafçı denir. Fotoğrafı sanat olarak gören ve bu sanatı uygulama konusunda kendini geliştirmeye çalışan kişidir amatör fotoğrafçı. Amatör terimi sizi yanıltmasın, profesyonellik ile amatörlük arasında temelde tek bir fark vardır, profesyonelce yapılan işte maddi bir kaygı vardır, amatörce olanda ise yoktur.
Hakkı Ceylan, sitesinde bu konu üzerine çok güzel bir hikaye de yayınlamış, Amatör Fotoğrafçının Hikayesi. Bu yazıyı yazmama neden olan yazıdır kendisi. Çünkü içerisinde kendimi buldum, geleceğimi buldum. Çünkü anlatılanlar fotoğrafa ilgi duyan her insanın yaşamış olduğu, muhtemelen yaşayacağı; kaşılaştığı ve karşılacağı zorlukları bir bir ortaya sermiş. Sizlerin de okumasını istedim.

Bu okuyacağınız hikayenin içerisinde daha çook başlardayım ben. Dslr fotoğraf makinem bile yok nitekim. Ama bu yazıyı okumak beni gerçekten geçmişime geri götürdü bir nebze olsun nostalji yaşattı bana. Umarım sizler de kendinizden birşeyler bulacak ve okurken çok eğleneceksiniz.

0 kişi daha paraladı:

Yorum Gönder

Tepkisiz kalmayın. Fikirleriniz birileri için değerli olabilir: